Benden bir bok olur mu?

Kişisel

Benden bir bok olur mu?

Benden bir bok da olur, iki bok da olur, üç, dört, beş bok da. İllaki hayatınızda bu lafı belki çok kez belki de birkaç kez duymuşsunuzdur. Ya da belki hayatınız boyunca özellikle de akademik anlamda çok başarılıysanız, bunu size söylemeye kimse cürret edememiştir. Ben kendimden örnek vereyim, hiçbir zaman çok başarılı bir insan olamadım. Hem de hiçbir konuda. Aslında başarı konusu düşündüğünüzden daha ayrıntılı bir konu. Kime göre neye göre başarıdan bahsediyoruz? Mesela okuldaki ders notları düşük olan bir öğrenci gördüğümüzde direkt başarısız damgasını yapıştırabilirken, bu başarısız öğrencinin aslında çok iyi bir müzik kulağı olabilir. Veya çok iyi resim çiziyor, sanatın başka dallarıyla ilgileniyor, belki de bambaşka bir konu hakkında çok başarılı veya başarılı olabilecek birisi. Ama eğer Türkiye gibi bir ülkenin ideolojik şartlarında yaşıyorsanız, çok üzgünüm ama okul derslerinizde başarılı değilseniz pek çok insana göre sizler birer aptalsınız. Ben hiçbir zaman çok başarılı olamadım. Matematikten anlamam, yapamam. Ama edebiyatı çok severim. Derslerde dinlemekten keyif alsam da sınav notlarım düşük gelir. Ve bana direkt “aha bak bu çok başarısız, bu gidişle bundan bir bok olmaz” damgasını yapıştırıverirler. Ama aslında ben piyano çalmayı ve kendimi geliştirmeyi çok isteyen, ilerde psikoloji okuyup başarılı bir psikolog olmak isteyen biriyim. Okumayı, yazmayı seven ama dersleri pek iyi olmayan, akademik olarak kendini kanıtlamada zorluk çeken ama aslında toplumun düşündüğü gibi aptal olmayan bir insanım. Gel de bunu bu insanlara açıkla. Bizler aptal değiliz. Sistem aptal. Keşke böyle olmasaydı. Ama maalesef günümüz şartlarıyla beraber böyle. Asla ilginizi çekmeyen bu konuları su gibi bilmek ve kendinizi o 135 dakikalık sınavda kanıtlamak zorundasınız. Eğer kanıtlayamazsınız, bir bok olamazsınız. Kanıtlarsanız, hala bir bok olamama ihtimaliniz var. Ulan ne anladım ben o işten? İki ucu boklu değnek. Maalesef acı gerçekler böyle. Değiştiremediğimiz bu iğrenç sistemde bir bok olabilmek için gerçekten en iyisi olmakta yetmiyor. Aa ama tabii sizin amcanız, dayınız, halanızın oğlunun oğlu vb. kişiler eğer bir milletvekili, ya da cumhurbaşkanının akrabası, damadı, gelini, kayınvalidesiyse güle oynaya mükemmel bir hayat sürebilirsiniz. Bazı şeyler sadece şansa bağlı. Ama hemen yelkenleri suya indirmeyin. Ben indirmemeye ve sonuna kadar mücadele etmeye karar verdim. Belki benden bir bok olmaz, ama denemekten zarar da gelmez. Size beni en çok motive eden örneklerden birini vereyim. Benim abim öğrencilik hayatı boyunca hiç başarılı değildi. O da benim gibi matematikten anlamaz, ama bir bok olabilmek isterdi. Abim tanıdığım en zeki insanlardan biridir. Çok okur ve çok bilgilidir. Sınavda başarısız oldu, ama ailemin desteği ile yazılım öğrendi. “Yazılım öğren çocuğum, gelecek yazılımda” gibi bir mantıkla değil de, istediği şey buydu diyelim. Sonrasında ne mi oldu? İlgisi olan şeye, yani kod yazmaya ve kafasının bastığı şeye odaklandı. Yazılımı çok iyi bir şekilde öğrenip, bir şirket kurdu. Para kazanmaya başladı. Şu an Akdeniz Üniversitesinde 2 yıllık bir üniversite okuyor, aynı anda şirketini büyütmeye ve para kazanmaya çalışıyor. Bariz bir örnek. Bu sistem abime sen yazılımcı olamazsın derken, o bir yazılım şirketi kurdu. Kafası bu ülkenin eğitim sistemine basmayan ama bir bok olabilmeyi başarmış birisi. Biraz şansın ve desteğin etkisiyle bir şeyler başarmaya çalışan birisi. Düşünsenize, bu ülkede milyonlarca genç var. Kimse aptal değil, sadece ilgi alanlarından çok bağımsızlar ve destekleri yok. Bu olayın denklemi bu kadar basit aslında. Diyeceklerim bu kadar. Sözü size bıraktım. Umarım bir gün hepimiz bir bok olmayı başarabiliriz.

Yorumlar
Yorum Yap!
Yorum yazmak için Giriş Yap