Baba

Kişisel

Baba

Bir baba düşünün, sizinle iletişim kuramayan. Bir baba düşünün, ona söylediğiniz her şeyi bin defa düşünmek zorunda hissettiren. Bir baba düşünün, acaba beni seviyor mu diye ister istemez sürekli düşündüren. Bir baba düşünün, neden benimle konuşamıyor, acaba sorun bende mi diye insana kendini yiyip bitirten. Bir baba düşünün, hem kendine sonsuz minnet duydurup hem de bu kadar korkutan. Bir baba düşünün, size kendinizi çoğu zaman bok gibi hissettiren. Bir baba düşünün, mükemmel bir arkadaş gibi görünen ama babalığa gelince kaçınılan. Bir baba düşünün, babalığı sadece iyi okullarda okutup tomarla para dökmek sanan. 

Bu düşündüğünüz baba figürü benim sahip olduğum babayla aynı. Babam, küçükken bana tek güvende hissettiren insandı. Zamanla, ben büyüdükce aramızdaki ilişki de bir o kadar güvensizleşti. Önce abimin üstünde yarattığı psikolojik bozukluktan sonra, 17 yaşımda bu bozukluk bana geçmeye başladı. Abim artık 23 yaşında ve babamla ilişkisi de normal devam ediyor. Ama ona küçükken yaşattıklarını abim unutsa da ben unutamıyorum. Babamdan nefret etmeyin. Çünkü ben etmiyorum. O gerçekten çok iyi bir adam. Kalbi çok temiz, çok zeki ve çocuklarının çok iyi eğitimler alıp hayatlarını kurtarmasını istiyor. Bunu bilmek güzel. Ama asla sevgisini hissedemediğiniz bir babanın parasını ne yapabilirsiniz ki? Babamla aramdaki en büyük problem genelde her zaman iletişimsizlikti. Benimle asla konuşamazdı. Nedenini bilmiyorum, anlayamıyorum da. O bir baba. Ne olursa olsun beni çok seviyordur eminim. Ama ben bunu hissetmekte o kadar çok zorlanıyorum ki. Bunun sebebi de bana olan davranışlarının ağırlığıydı her zaman. Benim babam serttir. Öyle uzun uzun konuşmalarımızda kırk yılda bir olur, genelde o konuşur ben dinlerim. Hayata dair din, politika gibi konular hakkında konuşur hep. Ondan bir şeyler öğrenmeyi seviyorum. Babam bana bu bilgileri aşılarken, ben de ona işin duygusal yönünü öğretmek için çok çabaladım. Ama her öğrencinin kafası başka bir şeye çalışıyor. Benim babam da hiçbir zaman baba gibi davranmayı öğrenemedi. Babamla aramın boklaştığını ilk farkettiğim zaman sanırım pandemi başlangıcıydı. Yanlış anlamayın onun öncesi mükemmel değildi. Yine çok kavga ederdik. Hatta en büyük hobisi bana bağırmaktı. Keşke sadece bana olsa. Anneme de az yaşatmadı. Serttir demiştim ya, bu sertlik ben de tam tersi bir yetiştirmeye yol açtı. Olabildiğinde çevremdeki herkese kibar olmaya, sesimi yükseltmemeye ve kimseyi üzmemeye çok önem veren biri olarak yetiştim. Çünkü tam tersinin insanda ne gibi hasarlara yol açabildiğini en iyi ben öğrendim. Babamla arkadaş gibi her şeyi paylaşabilmeyi ve ondan korkmamayı çok isterdim. Bunun için bir dönem çabaladım da. Ama ikili ilişkilerde karşı taraf çabalamazsa pek bir sonuca ulaşamıyorsunuz. 16/09/2019, amcamın ölümü. Babam için çok değerli olan kardeşi amcam vefat ettiğinde, babam da uzun süreli bir üzüntü ve sinir hakimdi. Çok fazla alkol tüketmeye ve üzüldükce bana ve abime sarmaya başladı. Bir süre bu böyle devam etti. Çoğu zaman sarhoş olup bizimle kavga etti. Başka şeyler olurdu, mesela çok ufak mevzular. Bağırarak kavga ederdi hep. Ben hayatım boyunca yüksek sesten nefret ettim. Benimle kimsenin yüksek ses kullanarak iletişim kurmasına izin vermedim. Bağıran insanları küçük gördüm hep. O yüzden de babamın da hep bağırarak konuşması, onu benim gözümde silip atmaya başladı. Ben henüz 17 yaşında bir genç kızım. Yaşım daha ne ki ne olsun. En ihtiyaç duyduğum zamanlarda yanımda olmayan bir babayla yaşıyorum. Kendi bana babalık yapmamak için başıma abimi dikti. Her işimle abim ilgilenirdi. Denemeden kötü puan alırdım ve puanımı da öğretmenlerim arayıp söylerdi. Bana hiçbir şey söylemez, benimle tek kelime dahi etmez, abimi arayıp benimle konuşmasını isterdi. Gururum çok incinirdi çünkü ben abimle değil, seninle konuşmayı, sınavda yaşadığım sıkıntıları seninle paylaşmayı, kendimi sana açıklamayı çok isterdim baba.

Benim babam da abimde makyaj ve oje gibi kimyasal şeylere çok karşı insanlardır. Hak da veririm. Doğal güzellikten yana olup kendime kimyasal ürünler uygulamamamı ve cildime zarar vermememi söylerlerdi hep. Abim bunu güzel bir dille anlatsa da babam çok daha aksi davranırdı. Ama ben tırnağa düşkün biriydim. Oje sürmeyi, tırnaklarımın güzel gözükmesini severdim. Kendimi nasıl güzel hissediyorsam öyle davranırdım. Bir gün tırnaklarıma kalıcı oje yaptırmak istedim. 1 ay kadar tırnakta kalan bir işlemdi. Çok severek yaptırmıştım. 1 ay sonunda yaptırdığım yere gidip çıkarttırmam gerekiyordu. Yaptırmaya giderken babama söylememiştim çünkü kızacağını ve söyleneceğini biliyordum. Ondan bir şeyleri gizlemek beni çok üzsede bu tarz şeyleri gizlemek zorunda hissettiriyordu hep. Ojelerimi çıkarttırmaya gideceğim yere beni götürmesini istedim. O gece çok büyük bir kavga ettik. Kavgayı başlatan oydu, körükleyen ben. Babama ilk defa “Bana neden bağırıyorsun, neden benimle iletişim kurmak bu kadar zor? Ben sana ne yaptım baba? Bana neden sürekli bağırıp kızıyorsun, neden benimle konuşamıyorsun?” diyerek bağırdığımı hatırlıyorum. Söylediğim her şeyi duvara bağırmışcasına bana nefret ettiğim bazı cümleleri söyledi. Babama karşı nefretimi körükleyen kavgalardan biri de oydu benim için. Babamla birbirimize bağırmadan tartıştığımız bir günü bile hatırlamıyorum. Artık yaşlandı zaten, bu zamana kadar anlamayan biri bu saatten sonra da haykırışlarımı asla anlamaz, biliyorum. O yüzden geçti artık baba. Sen hep çocuklarının senden daha bilgili, senden daha zeki olmasını istedin. Baba, üzgünüm ama sen düşündüğün kadar zeki bir adam değilsin. Evet zekisin ama bir yerden sonra ne kadar aptallaştığını farkedemeyecek kadar da kör birisin. Bunları söylediğim için özür dilerim senden ama bunlar gerçek. Duygusal zekan her zaman diplerdeydi. Bu saatten sonra artık seninle konuşmak için çabalamayacağım. Çünkü ben o kadar güçlü değilim. Yinede beni çok sevdiğini biliyorum ve her zaman bana destek olacağını da biliyorum. Ama keşke gerçekten sevgini de desteğini de bana hissettirebilseydin. Ergenliğimin doruk noktalarındayken, en çok istediğim senin benimle normal baba-kız ilişkisi kurabilmendi. Başaramadın, ama olsun. Kendi evimde güvende değilmiş gibi hissettirdin bana. Abimi başıma dikerek baskıcı bir ortamda yaşıyormuşum gibi hissettirdin. Ama bunları çözmek için bence çok geç. Çünkü artık istemiyorum. Ama yinede her şey için ve bu saatten sonra yapacağın her şey için de çok minnettarım sana, teşekkür ederim. 

Yorumlar
Yorum Yap!
Yorum yazmak için Giriş Yap